Every couple moves differently.
Bizim pozlarımız, sizin enerjiniz
Yıllar içinde geliştirdiğimiz, işe yaradığını defalarca gördüğümüz güçlü yönlendirmelerimiz var. Ama bunları değişmez bir şablon gibi kullanmıyoruz. Bir çifti dakikalar içinde nasıl rahatlatacağımızı, ellerin nereye gideceğini, bakışın nereye düşeceğini biliyoruz; yine de aynı yönlendirme iki farklı çiftte aynı kareyi vermez. Çünkü poz, tek başına bir duruş değil; çiftin enerjisi, kıyafetleri, durduğunuz mekân ve o an üzerinize düşen ışıkla birlikte oluşan bir şey.
Couple shooting sırasında yönlendiririz — nereye bakılacağını, nasıl yürüneceğini, birbirinize nasıl yaklaşacağınızı söyleriz. Ama amacımız poz verdirmek değil, sizi kendiniz gibi bırakan bir alan açmak. İyi bir kare, "poz" gibi durmayan karedir. Bu yüzden çekim boyunca kareyi gösterip tepkinizi ölçeriz; bir duruş size ait hissettirmiyorsa ısrar etmez, birlikte bir sonrakine geçeriz.
Kaydettiğiniz pozları birlikte yorumluyoruz
Pinterest veya Instagram'da beğenip kaydettiğiniz fotoğrafları bize çekinmeden getirin. Referans, ne istediğinizi anlamamızın en hızlı yolu; bir karenin sizde neyi çağrıştırdığını, hangi hissi sevdiğinizi net gösterir. Bir konuşmayı hızlandırmanın en dürüst biçimi çoğu zaman bu oluyor.
Ancak bir referansı birebir kopyalamıyoruz. O fotoğraf başka bir çiftin, başka bir mekânın, başka bir ışığın ürünü. Sizin kıyafetiniz, boyunuz, birbirinize yakınlığınız, çekim yaptığımız yerin mimarisi ve günün saati farklı. Biz referanstaki fikri — kompozisyonu, mesafeyi, duygusunu — alır, sizin koşullarınıza göre yeniden kurarız. Böylece hem sevdiğiniz hissi yakalar hem de kareyi gerçekten size ait kılarız.
Işığı okuyoruz, ışıkla savaşmıyoruz
Bir pozun oturması kadar, o pozun hangi ışıkta çekildiği de önemli. Günün her saatinin kendine has bir karakteri var; sabahın yumuşak ışığıyla gün batımının sıcak, uzun gölgeli ışığı bambaşka duygular taşır. İstanbul'da dış çekim planlarken bunu ve ulaşım-zaman dengesini birlikte düşünürüz; bir lokasyonu popülerliği için değil, ışığı ve çekim alanı için öneririz, son seçim her zaman sizindir.
Couple shooting için gün batımını severiz, çünkü o saatte poz vermeye çalışmasanız bile kareler kendiliğinden yumuşar. Işığa karşı direnmek yerine onu okur, sizi ışığın en iyi çalıştığı yere yerleştiririz. Poz, doğru ışıkta çok daha az çabayla gerçek görünür.
Pozların arasındaki anlar
En güçlü kare çoğu zaman kusursuz pozun tam ortasında değil, o pozdan çıkarken doğar. Yönlendirmeyi bitirdiğimiz, "tamam, rahatça durun" dediğimiz anda gelen bir kahkaha, birbirinize dönen bir bakış, düzeltilen bir saç teli... Biz asıl orada hazırız.
Bu yüzden yönlendirme kadar aralardaki boşlukları da takip ederiz. Deklanşöre bastığımız an, çoğu zaman size "poz verin" dediğimiz an değil; ikinizin kendinizi unuttuğunuz andır. Düğün fotoğrafçılığında ve wedding film'de aradığımız duygu tam olarak bu: kurgulanmış ama kurulu görünmeyen, yönlendirilmiş ama tümüyle size ait kareler.
Düğününüzü konuşalım — Olbia ile iletişime geçin.
Tarihinizi konuşalım mı?
İletişime Geç
